ADALETE AÇLIK – Av. Barkın TİMTİK

Bir süredir aklımdaydı, O’nu size anlatmak; İbo’yu!

İbo kim mi?

Bedenini açlığa yatırmış bir devrimci sanatçı. Grup Yorum üyesi, basgitar çalıyor Grupta. İbrahim GÖKÇEK!

Ben onu öğrenciliğimden beri tanıyorum. O zamanlar da gitar çalardı, öğrenci gençliğin demokratik akademik mücadelesinin yürütücülerinden biriydi. Tam da bu sebeple tanıdım o’nu. Hakkında açılan davalarla ilgili Büro’ya geldiğinde çok esmer ve zayıftı. Daha benim gibi yirmili yaşının başlarındaydı. Doğrusu, o zamanlara dair aklımda sadece bu hali kalmış. Sonra Grup Yorumla çalışmaya başladı ve birçok insan gibi ben de emeğini, yeteneklerini, halk ve vatan sevgisini, bağlılığını böylece görmeye başladım. Grup Yorum varlığını heyecan ve hayranlıkla takip ettiğim bir devrimci sanat okuluydu ve Büromuzun da müvekkiliydi çünkü.

İbo’yu elbette benden çok daha iyi tanıyanlar var, anlatıyorlardır, anlatacaklardır. Ama ya ben o ölüme yürürken O’nu anlatmaya çalışmadan durabilir miyim? Kendi şahitliğimi ve İbo gibi insanların varlığını ve gerçekliğini duyurmalıyım ben de! Bunu bir sorumluluk ve görev biliyorum.

Sabah erkenden haber bültenlerinin sesi onun kulaklarındadır. Ayrıntılarıyla dinler haberleri ve tek tek tanır radyo frekanslarından duyduğu sesleri.

Lanet okuyan, öfke kusan sözler, onunkidir; emperyalizmin küstah bir açıklamasında ya da bir işgal veya ambargo, yaptırım sözünde. Durup radyoya karşılık verecek kadar öfkesi burnuna gelir; “Gelin ulan gelin, geleceğiniz varsa…” “Yaa nasıl oluyormuş, nasıl da yağladınız tabanları” deyip bir halk direnişinde kaçan polislere gülerken tekrar tekrar izler ve izletir bu videoları.

Bir işçi katliamında, halkın katledildiği her olayda içinin yangınını hissedersiniz mutlaka oturup iki çift söz yazacaktır Grup Yorum adına. Ya anmak ya lanetlemektir amacı yeter ki sessiz, tepkisiz geçilip gidilmesin, kanıksanmasın yaşananlar…

İbo çok iyi bir gözlemcidir, iyi bir “taklit”çi. Günlük yaşamında bu gözlemleriyle, hızla skece çevirdiği baştan geçen olayları anlatışıyla hem güldürür hem düşündürür. “Şeyh Bedrettin’den Berkin’e Hakikat Savaşı Sürüyor” oyununun her sahnesinde, her ayrıntısında onun emeği vardır. O hani milyonlar olup Taksim Meydanına aktığımız 1 Mayıs’ta, kocaman sahneden Grup Yorum adına kitleyi selamlayan, inançla, coşkuyla kazanacağız diyen bizim İbo’dur! 2010 1 Mayıs’ını hatırlayın, videolarını açıp izleyin. O esmer, babayiğit adamdır şimdi halk için sanat yapmanın özgürlüğünü açlığıyla arayan.

Bilir misiniz İbo’nun yüreği, bir çocuk yüreği gibi saftır, tez inanır, tez yanar. Temiz kalmayı becerebilmesi, insanlığın en soylu damarıyla buluşmasındandır. Grup Yorum işte bu temiz damarın Anadolu’daki temsilcisidir. Hakkında ciltlerce kitap yazılmış, müzikologların araştırma konusu edilmiş müzikte yeniyi aramanın ve yaratmanın ustası bir gelenek! Dünyaca tanınan bir müzik grubu olmasına rağmen Okmeydanı’nda halkın içinde, mütevazı bir binada yılda 5-6 kez polis baskınıyla yıkılıp yeniden halkın dayanışmasıyla daha güzeli yapılan o zeminden dublex katta çalışmalarını yürütür. İdil kafe, o’nun yaptığı poğaça ve keklerle misafirlerini ağırlar, masraflarını çıkarır.

O bir müzisyendir, tüm dünyada tanınan bir müzik grubunun basgitarcısı, onlarca bestenin, sözün, ezginin yaratıcısıdır aynı zamanda 3 liraya satılan bir dilim keki de yapan onun elleridir. Yemek pasta tariflerini izleyip kafe’ye para kazandırmak için yeni tadlar denemekten geri kalmaz. Su böreğinden tava böreğine, havuçlu tarçınlı kekten kakaolu desenli keke, pizzadan poğaçaya kadar hep üreterek kazanmanın telaşındadır

İyi de bir ağız tadı, iştahı vardır İbo’nun. Tanıyanlar bilir, birden fazla diyet yapacak kadar da “balkon” yapmıştır kendisine!

İşte bu adamı ben, avukat kabinlerinde camın arkasından görüyorum bir deri, bir kemik kalmış haliyle… Gülümseyerek el sallıyor bana. Saç telleri incelmiş, kafatası belirginleşmiş, yüzü kocaman kemikli ellerinin yarısı kadar bile değil. Kapkara gözleri ışıl ışıl parlıyor, umutla, sevgiyle bakmaya devam ediyor.

O adam, pişirdiği güzel yemeleri özenle sevdiklerine yediren, bir ayağının üzerinde yaylanarak duran, Musa Eroğlu türkülerini ve Sultan’ı seven, halkını, vatanını, adaleti Sultan’la beraber seven adam,… arkadaşım, müvekkilim, sığınağım olan adam.

Onun gibi adamların yüzü suyu hürmetine dönüyor bu dünya.

Onlar olmayacaksa artık dönmesin diyecek kadar büyük isyanım.

Anlar olmadan ne ekmeğin ne tuzun tadı kalır. Ne bebelerimiz güler ne bereket verir topraklarımız.

Tam 236 gündür aç benim arkadaşım. Oysa yemek yemeyi de yapmayı da sever doyasıya. Onun açlığı bizi başka şeylere doyurma isteğiyle dolu. Kendisinin görmemeyi göze aldığı bir şeye açlığı; ADALETE!

Grup YORUM, şarkılarıyla söylediğini, yaparak da söylüyor.

Ve hepimizin Grup YORUM’a borcumuz var. İbrahim’e hepimizin bir borcu var. Adaleti birlikte kazanacağız sözüne ve eylemine ihtiyacı var İbo’nun

Adalete birlikte doyacağız denmesine hasreti var İbo’nun.

Onu, bu hasretin vuslatına eriştirmek için, bu hayatı onlarla beraber değiştirmek için sesinizi bastırmayın artık!

Av. Barkın TİMTİK

Silivri 9 No’lu Hapishanesi

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here