Ferman Sarayın “Dava” Bizimdir – Devrim Ali Avcu

Diyorlar ki ölümü savunanlar, ölümü avuçlarında taşıyanlar, ölümü zehirli tohumlar gibi hayatımıza saçanlar kazanmış.
Reggiani, ‘Kurtlar şehre indi’ diyor şarkısında.
Biz, hayatı savunanlarız.
Biz, hayatı ölmeyi bilerek savunanlardanız.
Bahardır bizim müttefikimiz.
Ölümden korktuğumuzdan değil yaşadığımız, biz savaşmayı sevdiğimizden yaşarız.
Yaşamaktır savaşımız.
Bir nakış işler gibi, her ilmiğine kendimizden bir şey katarak yaşarız.
Diyorlar ki yenilmişiz.

Diyorlar ki sahipsiz ölülerimizin kanlıları zafer yürüyüşleriyle geliyorlarmış.
Diyorlar ki dağılmış ordularımız.
Diyorlar ki her cephede bir hüzün, her cephede bir yenilgi varmış.
Diyorum ki yenilmedik.

“Bir mevsim aç olacağız
Her mevsim onurlu olmak için”

Biz bu sesi ne zaman duysak kulağımızı o yöne verir, yüzümüzü sesin geldiği yere döneriz.

Biliriz ki dünyanın neresinde olursa olsun adaletsizlik ve haksızlığa uğrayan birileri vardır duyulması gereken.

Biz bu sesi ne zaman duysak biliriz ki
Roma’da işlenen cinayet ve işkencelere karşı Neva bedenini açlığa yatırmıştır.

Duyduk ki bir kavganın güzelliğinde sevilesi iki avukat…
Tanıyorsunuz, yabancısı değilsiniz, olamazsınız da.
Biz tanıyoruz…

Fabrika önlerinde, polis kuşatmasında, kuşatmanın karşısında olması gereken yerde birbirine kenetlenmiş işçi omuzundadır omuzları. Soma’da, Çorlu’da, mahkeme salonlarında zalimin zulmüne karşı mazlumu savunurken muhakkak ki görmüşlüğünüz vardır…
Göreceksiniz.
Görmek borçtur. Göreceğiz…

Bir gün ansızın gelinir, kapılar kırılır ve ev talan edilir. Hiçbir şey görmez gözünüz, kör olursunuz. Gözünüz görmediğinden değil, bakmak yasaktır. “Kaza kurşununa” denk gelmez iseniz ölmediniz yaşıyor sayılırsınız.
Ne oldu, ne olacak derken aklımıza onlar gelir. Halkın Avukatları belirirler karanlığı kör edercesine…
Sorguda arkadaşın olur, hapishanede ziyaretçin.

Duyduk ki üyesi olduğunuz Çağdaş Hukukçular Derneği kapatılmış. Hukuki faaliyetlerini yürütmüş olduğunuz Halkın Hukuk Bürosu basılmış, talan edilmiş. Mesleki faaliyetleriniz askıya alınmış, hedef olmuşsunuz. Halkı ve halkın haklarını savunduğunuz için listelere alınmış hakkınızda yakalama kararları verilmiş, ‘terörist’ ilan edilmiş, tutsak düşmüşsünüz.

Zindanlardaki bütün tutsaklar komşunuz olmuş artık. Müvekkillerinize komşu olmuşsunuz. “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir” diyerek adil yargılanma ve “adalet” için yatırmışsınız bedeninizi açlığa. Sağır duvarların ardından ses olmuşsunuz hepimiz için…
Talepleriniz hepimizin talebidir.

Ve diyoruz ki

Yoldaş,

Yenilmeyeceğiz!

Toy kısraklar gibi oynak bahar sabahları hayatımıza koşarken ne yenilmesi? Bu çıldırmış erguvanlar her yana dağılırken kim yenebilir bizi?

Şu gülümsemeleriniz,
dilinizin ucuna geliveren şiirler,
mırıldandığınız şarkılar…
Kır kahveleri, kıpır kıpır bir şeyler içinizde, taze ot kokuyor her yan, birisi size sizi sevdiğini söylemeye hazırlanıyor.
Kahkahalardan atlarımız, yapraklardan cephanemiz, neşeden ordularımızla yürürüz cepheye.
Ölümü taşıyanlara karşı hayatı biz yaşayarak savunuruz.

Ve size söz olsun ki “biz kazanacağız”.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here