Adil yargılanma talebiyle ölüm orucu sürdüren avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a destek için pek çok ilde basın açıklamaları düzenlendi.

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a destek için İstanbul, Ankara, Van, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya başta olmak üzere çok kentte yapılan açıklamalarda, “Avukatları derhal serbest bırakın! Adalet sağlansın, Ebru ve Aytaç yaşasın!” denildi.

18 AVUKATA TOPLAMDA 159 YIL CEZA VERİLDİ

12 Eylül 2018’den beri cezaevinde bulunanan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar, ‘terör örgütüne üye olmak’ iddiasıyla tutuklandı. Gizli tanık beyanlarına dayandırılarak hazırlanan iddianame ile yapılan yargılamada Timtik ve Aytaç’ın da aralarında olduğu ÇHD üyesi 18 avukata toplam 159 yıl ceza verdi. Yargıtay aşamasınsa bulunan dosyaya ilişkin adil yargılanma talep eden Aytaç ve Timtik, dört aydan uzun süredir ölüm orucunda.

Savunmaya Özgürlük Platformu’nun 20 merkezde adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda ola  avukatlara destek olmak açıklama yaptı.

ACİL ADALETE İHTİYACIMIZ VAR!

İstanbul’da gerçekleştirilen açıklama Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde yapıldı. Burada konuşan İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, bugün açılan adliyelere adalet için geldiklerini belirterek, “Bizim adalete ihtiyacımız var. Üstelik avukatlar için avukatların adaleti ihtiyacı var. 3 ay sonra yine bunu haykırmak için buradayız. Bu kez zamanımız da az,  bekleriz diyecek takatimiz de yok. Acil ihtiyacımız var adalete. Yoksa Aytaç ve Ebru ile birlikte getireceğiz adaleti” dedi.

UTANIYORUM!

Yargılalama sürecindeki adaletsizliklere dikkat çeken Durakoğlu, “Hiçbir aşamasında ‘adil yargılama’nın olmadığı bir dava… Evrensel hukukun bütün uygar dünyada genel bir kabule ulaştırdığı adil yargılanma hakkının aslında sanık için bir hak olduğunu, yargıcın lutfu olmadığını, bu hakkın tesliminin bir mecburiyet olduğunu 2020 yılında hala anlatıyor olmaktan utanıyorum” diye konuştu.

LÜTUF DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ

Aynı saatlerde pek çok Baro Başkanının adalet için açıklama yaptığını hatırlatan Durakoğlu, “Acil adalet istiyoruz bugün, önce Aytaç ve Ebru için, sonra tutuklu bütün meslektaşlarımız için. Yurttaşlar için istiyoruz biz adil yargılanma hakkını. Lütuf istemiyoruz. Daha geçen gün ayeme başkanı bireysel başvurularda en çok ihlal kararı verilen dosyanın adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu söyledi yüzde 52 ile. Bekleyemeyiz, giremeyiz Biz 52’lere. Meslektaşlarımız için Adil yargılanma hakkı talep ediyoruz” dedi.

TİMTİK MEKTUP GÖNDERDİ: AVUKATLAR BİLE ÖLÜME GİDEN BİR AÇLIK İÇİNDELER…

Durakoğlu’nun ardından Avukat Çiğdem Akbulut Ebru Timtik’in mektubunu okudu.  “Bu sesleniş asla bir alışkanlıkla, altı boş olarak yazılmış değil. Bizim için değerlisiniz. Ama ülkemiz için daha çok değerlisiniz. Sosyal medya hesabında bir beğeni işaretinin bile soruşturma konusu yapıldığı ülkede, korku ikliminde; virüs kapmayı, soruşturmaya uğramayı, polis tarafından itilip kakılmayı göze alıyorsunuz” diye seslenen Timtik mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Avukatlar bile etkili bir yol bulamıyorlar, ölüme giden bir açlık içindeler. Uzaktan da baksanız yakından da baksanız bu kadar basit aslında. Dün cübbemizi giyerek savunduklarımızı bugün açlığımızla savunuyoruz.”

ANKARA BAROSU VE SAVUNMAYA ÖZGÜRLÜK KOORDİNASYONU’NDAN ADİL YARGILANMA TALEBİ

Adil yargılanma talebiyle ölüm oruçlarını sürdüren Avukat Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın taleplerini dile getirmek için Ankara Barosu ve Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu da Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde (ABEM) basın toplantısı düzenledi. Ankara Barosu adına konuşan Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan taleplerinin yalnızca adil yargılanma olduğunu ifade ederek, “Savunma hakkının yok sayıldığı böyle bir yönteme yargılama faaliyeti denilemez”dedi. Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu adına konuşan Murat Yılmaz ise siyasal iktidarın hedef gösterdiği kişilerin Uluslar arası hukuk kurallarına rağmen tutuklu kaldıklarına dikkat çekerek, “Dört duvar arasında sesi kısılmak istenen sadece avukatlar değil toplumsal mücadelelerdir. Adil yargılanma sağlansın, Ebru ve Aytaç yaşasın”diye seslendi. Basın toplantısına İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan ve CHP’li vekillerde de katılarak destek verdi.

İZMİR’DE KİTLE ÖRGÜTLERİ: TALEPLERİ KARŞILANSIN, AYTAÇ VE EBRU YAŞASIN

İzmir’de de Timtik ve Ünsal için Bayraklı Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya İzmir Barosu, Aytaş Ünsal’ın annesi ve eski bir hakim olan Nermin Ünsal, hasta mahpus Didem Akman’ın annesi Zülfiye Akman, HDP İl Eş Başkanı Besriye Tekgür, EMEP İl Başkanı Emine Uyar, İHD İzmir Şubesi, TİHV İzmir Temsilciliği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar katıldı. Eylemde “Savunmaya Özgürlük”, “Özel Yargılamalara son” yazılı dövizler taşınırken, “Talepleri Karşılansın, Aytaç ve Ebru Yaşasın” pankartı açıldı. Açıklamayı okuyan İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel “Hala insanız diyebilmemiz için onları yaşatmak zorundayız” dedi.

Yücel’in ardından söz alan hasta mahpus Didem Akman’ın annesi Zülfiye Akman, kızının tedavilerinin yapılmaması, kötü muamele ve hücrede tutulduğu için 4 aydır ölüm orucunda olduğunu söyledi. Kızının adalet istediğini söyleyen anne Akman, “Kızımın ölmesini istemiyorum. Hukuksuzluklara son verin. Hasta tutsakların taleplerini karşılayın” dedi. (İstanbul-Ankara-İzmir/EVRENSEL)

“MESLEKTAŞLARIMIZ ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA”

Diyarbakır’da hak örgütleri ve sivil toplum örgütleri, Diyarbakır Barosu Adli Yardım binasında açıklama yaptı. Diyarbakır Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi,  Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAYDER), Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Mezopotamya Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenler Derneği’nin (MEBYA-DER) yaptığı ortak açıklamaya, cübbeleriyle katılan onlarca avukatın yanı sıra  Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır eşbaşkanları da katıldı. Hak örgütleri ve STÖ’ler adına yapılan ortak açıklamayı okuyan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, meslektaşlarının ölümle karşı karşıya olduğunu hatırlattı.

“İNSANLAR  BİR BİR HAPSEDİLİYOR”

Bütün muhaliflerin ve yurttaşların tehdit altında olduğuna dikkat çeken Aydın, “Hukukun ve adaletin esamesinin okunmadığı bu düzen,  insanları bir bir hapsediyor.  Farkında değiller ama gücü elinde bulunduranlar bile tehdit altında. Çünkü adalet kaybolursa tuz da kokmuştur ve bu kokuyu bastırmak artık mümkün değildir” diye ekledi. Adil yargılanma hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle korunduğuna işaret eden Aydın, Anayasa Mahkemesince mahkeme kararlarının yüzde 52.1 oranında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini açıkladığını hatırlattı.“Bir toplumda avukatlar tehdit altındaysa, tüm yurttaşlar tehdit altındadır” diyen Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Bu nedenle adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan meslektaşlarımız Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın talepleri aslında tüm yurttaşların talebidir. Buradan sesleniyoruz, bu hukuksuzluğa son verin, meslektaşlarımızı serbest bırakın. Adil yargılanma haktır. Avukatları derhal serbest bırakın. Adalet sağlansın, Ebru ve Aytaç yaşasın.”

VAN

Van Barosu, “Adil yargılanma” talebiyle tutuldukları cezaevlerinde ölüm orucuna başlayan Avukat  Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen açıklamaya çok sayıda avukat ve kentte bulanan birçok sivil toplum örgütü de destek verdi. Ellerinde “Yaşamı savunuyoruz”, “Adalet yok nefes alamıyoruz”, “Herkes için adalet” pankartları taşıyan avukatlar adına açıklamayı Van Baro Başkanı Zülküf Uçar yaptı

İKTİDAR TALEPLERE KULAK TIKIYOR

Timtik ve Ünsal’ın adil yargılanma taleplerine iktidar yetkililerinin aylardır kulaklarını tıkadığını belirten Uçar, “Bilmiyor olamazsınız, ama yine hatırlatalım. Hatta siz duymaktan bıksanız bile biz hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz. Ölüm orucundaki meslektaşlarımız avukatlık faaliyetleri nedeniyle yargılandılar. Mahkeme önünde savundukları veya haklarını arayanları temsil ettikleri için tutuklandılar. Soma davasını, gezi mağdurlarını, istismara uğrayan çocukları, şiddet mağduru kadınları, işkence görenleri savundukları için, sorumlulardan ve işkencecilerden hesap sordukları için cezalandırıldılar. Yalan söylediği ortaya çıkan gizli tanığın beyanıyla cezalandırıldılar, kendilerini tahliye eden ama 24 saat geçmeden tekrardan tutuklayan mahkeme heyetinin lağvedilmesi sonrasında oluşturulan özel heyet tarafından 150 yıl ceza verdiler. Ölüm orucunda olan meslektaşlarımızın adil yargılanma talepleri haklı ve meşrudur. Hukuksuzluğa bizzat şahit olduk. Dünya şahit oldu” dedi.

Hukuksuzlukları marifet sayanların, adil yargılanma ve adalet talep edenleri terörize edenlerin, hukuksuzluğu kural haline getirerek mülkün temelini yok edenlerin, bedenlerini ölüme yatıranların çığlığını duymaz, göremez olduğunu ifade eden Uçar, “Hukuksuzluktan derhal dönülerek, hukuku tesis için gerekli tüm adımlar atılmalıdır. Ölüm orucunda olan meslektaşlarımızın adil yargılanma taleplerinin derhal karşılanması gerektiğini tüm ilgili ve yetkili kişi ve kurumlara hatırlatıyor, gereğinin yapılmasını talep ediyoruz” ifadesinde bulundu. (Diyarbakır-Van/MA)

Evrensel – 15.06.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here