ATK raporuna rağmen tahliye edilmeyerek hastaneye kaldırılan 184 gündür ölüm orucundaki ÇHD avukatı Aytaç Ünsal eşi ile görüştürüldü. Aytaç Ünsal, “Bilincimiz kapandığı takdirde, bizim etrafımıza bu hekimler akbabalar gibi üşüşüp, müdahale mi edecekler, lütfen buna izin vermeyin” çağrısı yaptı.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi tutuklu avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucunda.

Timtik’in eylemi 215, Ünsal’ın ise 184’üncü gününde.

Geçen hafta Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “hapishanede kalmaları uygun değildir” raporuna rağmen tahliye edilmeyen avukatlar, kaldırıldıkları hastanelerde tutuluyor.

Aytaç Ünsal’ı ziyaret eden eşi Avukat Didem Baydar Ünsal, görüşme hakkında bilgi verdi.

Ünsal, “Eşim, ‘Meslektaşlarımın, halkımın beni nasıl sahiplendiğini buradan hissedebiliyorum. Mutlaka kazanacağız, buna inanıyorum’ dedi. Eşim bütün dostlara selamını iletti” dedi.

Eşinin sağlık durumu hakkında bilgi veren Ünsal, sağlık durumunun iyi olduğunu söylemenin pek mümkün olmadığını, bunu ATK’nin verdiği raporda da görüldüğünü söyledi.

Ünsal, şöyle konuştu:

ATK raporuna göre onların tahliyesini beklerken, iradeleri dışında hastaneye götürüldüklerini öğrendik. Benim gördüğüm tablo Aytaç çok zayıflamıştı. Konuşması ve hareketleri çok yavaştı. Aytaç Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nde kalıyor. Burası bir pandemi hastanesi, hastanede ve bahçesinde pozitif vakalar dolaşıyor.

‘Vücudunda morluklar var’

Eşinin hastanenin mahkum koğuşunda tutulduğu bilgisi veren Ünsal, kaldığı ortamın sterilliği konusunda ciddi endişeleri olduğunu dile getirdi.

Ünsal, şöyle devam etti:

Tutulduğu yer tek kişilik. Yanında bir refakatçisi var. Onu da bizim uğraşlarımız sonucunda 2 gün sonra kabul ettiler. Tüm bu yaşadıklarının onların ömründen yediğini düşünüyoruz. Onları apar topar, kucaklayarak hastaneye getirmişler. Tuttukları yerler morarmış. Ne kadar yıprandıklarını tahmin edebiliyoruz.

‘Muayeneyi bile kabul etmiyorlar’

Eşi ve Ebru Timtik’in zorla müdahale tehdidi altında hastanede tutulduklarına dikkat çeken Ünsal, şunları söyledi:

Bunun sebebi ise onların hastaneye kaldırılma talepleri olmadan, hastaneye sevk edilmeleri. Onlar şu an muayeneyi bile kabul etmiyorlar. Hücreleri olarak gördükleri koğuşlarına hiçbir şekilde doktor almıyorlar. Şu anda bilinçleri açık ama kapanmasını beklediklerini düşünüyorlar.

‘Zorla müdahaleye izin vermeyin’

Eşinin, “Bilincimiz kapandığı takdirde bizim etrafımıza bu hekimler, akbabalar gibi üşüşüp müdahale mi edecekler, lütfen buna izin vermeyin” dediğini aktaran Ünsal, şöyle devam etti:

Biz müdahaleye izin vermeyeceğiz diyorlar. Dışarıda dostlarından da onları sahiplenmesi ve zorla müdahaleye izin vermemesini ve onları hastaneden almalarını bekliyorlar. Biz de bunun için çabalıyoruz. Sürekli hastane önlerinde, içerisinde nöbet tutuyoruz.

‘Ölüm fermanı imzalandı’

İstanbul 38’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi sunduklarını ve adliyenin baro katında sonuç beklediklerini ifade eden Ünsal, şöyle dedi:

Bu kararın hukuksuzluğunu biliyoruz. Bu kararın onların yaşamını daha çok tehlikeye atmak olduğunu, onların ölüm fermanının altını imzalamak olduğunu söylüyoruz. Buna itiraz ediyoruz. Bu itirazın bugün değerlendirip kararın çıkmasını bekliyoruz. Meslektaşlarımızla adalet nöbetindeyiz, tahliye kararı verilene kadar da nöbete devam edeceğiz.

Meslektaşlarını Çağlayan Adliyesi’ndeki adalet nöbetine çağıran Ünsal, “Tüm dostlarımızın hastane bahçesinde onları sahiplenmesi ve zorla müdahaleyi durdurmasını, onları tahliyesini istemelerini istiyoruz” diye ekledi.

Gazete Karınca – 04.08.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here