ATK raporuna rağmen tahliye edilmeyen ve zorla hastaneye yatırılan ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal için açıklama yapan Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu, “Biz saatlerle yarışıyoruz ancak devlet yetkilileri 2 avukat arkadaşımızı öldürmek için uğraşıyor” ifadelerini kullandı. Koordinasyon, avukatların zorla hastanede tutulmasının hukuksuz olduğunu vurguladı.

Tutuklu avukatlardan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucunda. Timtik’in eylemi 216, Ünsal’ın ise 185’inci gününde.

Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna rağmen tahliye edilmeyen avukatlardan Timtik, Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Ünsal ise Halkalı Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nde tutuluyor.

Bu uygulamaya tepki gösteren Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu, Timtik ile Ünsal’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı.

“Adalet sağlansın Ebru ve Aytaç yaşasın” pankartını açan hukukçulardan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Sekreteri Nergis Tuba Aslan, “Ebru ve Aytaç için nöbetimiz devam ediyor. Bugünden itibaren her gün süreç hakkında bilgilendirme yapma kararı verdik” dedi.

Avukatların, zorla tutuldukları hastanede ‘mahpus koşullarında tutsak’ olduklarını belirten Aslan, şunları söyledi:

Her iki hastanede meslektaşlarımız 7 gündür rızaları dışında herhangi bir tıbbı müdahale yapılmaksızın özgürlüklerinden yoksun bırakılıyorlar. Bu tamamen keyfidir. Mahkemenin vermiş kararın ardından hastaneye sevk edilerek rızaları dışında zorla müdahale edilmeye çalışılması açıkça evrensel hukuk kurallarına aykırıdır.

‘Devlet yetkilileri, arkadaşlarımızı öldürmek için uğraşıyor’

Aslan, “Ölüm orucu eyleminin adil yargılama talebine ilişkin olduğu ve bu anlamda bir tedavi taleplerinin olmadığını her seferinde söylüyorlar. Bekliyoruz. Diken üstündeyiz. Biz saatlerle yarışıyoruz ancak devlet yetkilileri 2 avukat arkadaşımızı öldürmek için uğraşıyor. Biz buna izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“38. Ağır Ceza Mahkemesinden bu hukuk garabetine bu keyfiliğe son vermesini bekliyoruz” diyen Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizler buradayız. Kararı bekliyoruz. Arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşacak kararı beklemeye devam edeceğiz. Biz vazgeçmiyoruz. Adliyedeyiz. Nöbetimize devam edeceğiz. Eğer 38. Ağır Ceza Mahkemesi de biraz olsun cesaret gösterip hukuka uygun karar veremezse bizim için süreç tamamlanmıyor. Biz aynı zaman buradan ve her iki hastanenin sağlık birimlerine sesleniyoruz.

Meslektaşlarımız tedavi edilmeksizin hastanede tutulamaz. Bunun hekimlik meslek etik ilkeleriyle alakası yok. İlgisi yok. Şuanda tüm hekimler mahkemenin verdiği kararı uygulayarak suç işliyorlar. Herkes kurtulur ama hekimler bu sorumluluktan kurtulamaz. Hastanelerden meslektaşlarımızın iradelerini aşmayacak bir rapor vermelerini bekliyoruz.

Açıklamanın ardından avukatlar çıkacak kararı beklemek için adliyeye geçti.

Gazete Karınca – 05.08.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here