Avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, “adil yargılanma” talebiyle başlattıkları ölüm orucunu sürdürüyor. Ankara’da avukatlar Timtik ve Ünsal dahil tutuklu tüm meslektaşlarının derhal tahliye edilmesini istedi.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 20 avukatın yargılandığı duruşmada 18 avukata 3 yıl 1 ay 15 gün ile 18 yıl 9 ay arasında toplam 159 yıl hapis cezası verilmişti. Dosya 1 Haziran Pazartesi günü Yargıtay tarafından incelemeye alındı. Tutuklu avukatlardan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal 3 Şubat’ta başlattıkları açlık grevlerini, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde ölüm orucuna çevirdi. Bugün itibariyle Silivri 9 Nolu Hapishane’de bulunan Timtik ölüm orucunun 153., Burhaniye T Tipi Hapishane’de kalan Ünsal 122. gününde…

“TEMEL HAKLAR BÜYÜK BİR SALDIRI ALTINDA”

Timtik ve Ünsal için ÇHD Ankara Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, Toplumsal Hukuk, Hukukçu Dayanışması, Demokrasi İçin Hukukçular ve Adalet İçin Mücadele ortak basın toplantısı düzenledi. Ankara Barosu’nda yapılan açıklamayı ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz okudu.

Yılmaz, Türkiye’de uzunca bir süredir yargı bağımsızlığı-tarafsızlığı ile adil yargılanma hakkı, savunma hakkı gibi temel ilke ve hakların büyük bir saldırı altında olduğunu söyledi. Avukatların dosya kapsamında suç isnadı olarak ileri sürülen tüm hususların doğrudan mesleki faaliyetleri ile ilgili olduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bir yıl boyunca hakim ve mahkeme yüzü görmeden tutuklu kalan meslektaşlarımız, ilk duruşmanın sonrasında tahliye edilmişler, ancak 24 saat geçmeden tekrar haklarında, hiçbir yeni delil ve gerekçe olmaksızın tutuklama kararı verilmiştir. Tahliye kararını veren hakimlerin sonraki birkaç saat içerisinde kendi tahliye kararlarını geri çekmelerine rağmen görev yerlerinin değiştirilmesi, yargı alanındaki siyasallaşmanın da açık göstergesidir.”

‘MESLEKTAŞLARIMIZIN TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Dosyanın Yargıtay’da inceleme aşamasında olduğunu dile getiren Yılmaz, tutuklu avukatların derhal tahliyesinin sağlanmasının, ulusal hukuk ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereği hukuki bir zorunluluk olduğunu söyledi. Yılmaz, hukuksuzlukların ve adil yargılanma hakkı ihlalinin, sadece Türkiye kamuoyunun adalet duygusunu zedelemekle kalmadığını, etkisinin tüm dünyaya yayıldığını ifade etti. Yılmaz, yargılama sürecini en başından beri takip eden meslektaşlarının da içinde olduğu ABD, Almanya, Avusturya, Belçika, Benin, Bulgaristan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Fransa, Haiti, Hindistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsviçre, İtalya, Japonya, Katalonya, Lübnan, Polonya, Romanya ve Togo’dan onlarca baro başkanının da bulunduğu 365 avukatın, dosyanın incelemede olduğu Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne gönderdikleri dilekçe ile adil yargılanma hakkının gereğinin yerine getirilmesini, temel yargılama ilkelerinin ihlal edildiği açık olan dosya hükmünün esas ve usulden bozulmasını ve tutuklu avukatların derhal tahliyesini talep ettiklerini söyledi.

Yılmaz, “Bizler, yurt içinden ve dışından yüzlerce avukatın dosyaya sunduğu dilekçelerde belirttiği üzere, oldukça meşru ve haklı olan adil yargılanma hakkının tesis edilerek, tutuklu tüm meslektaşlarımızın derhal tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

TİMTİK VE ÜNSAL İÇİN 1273 İMZA

Öte yandan aralarında milletvekili, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve avukatların da yer aldığı bin 273 kişi verdikleri imzalarla Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için “adil yargılanma” istedi. İmzacılar arasında Akın Birdal, Ali Bayramoğlu, Ali Ekber Kaypakkaya, Ali Bilge, Alper Taş, Ataol Behramoğlu, Binnaz Toprak, Defne Halman, Ekrem Ataer, Eşber Yağmurdereli, Ferhat Tunç, Fikret Başkaya, Hale Soygazi, Halil Ergün, Hilmi Yarayıcı, Hüda Kaya, Hüseyin Turan, Mazlum Çimen, Murat Belge, Orhan Alkaya, Oya Baydar, Sezgin Tanrıkulu, Sırrı Sakık, Sibel Özbudun, Süreyya Karacabey, Temel Demirer, Ümit Kıvanç da bulunuyor.

İmza metninde, Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek ile Mustafa Koçak’ın ölüm orucunda hayatlarını kaybettikleri anımsatılarak, Timtik ve Ünsal’ın durumunun kaygıyla izlendiği belirtildi. Timtik ve Ünsal’ın sağlıkları bakımından kaygı verici ölümcül bir döneme girdiklerine dikkat çekilen metinde, “Bu iki hukuk insanı, evrensel hukuk ilkeleri olan adil yargılanma ve savunma hakkı için son çare olarak canlarını ortaya koymuşlardır. Onlar, hem kendilerinin hem de yaşarken ortaya çıkaramadıkları müvekkillerinin haklılığının, suçsuzluğunun, öldükten sonra da olsa anlaşılmasını istiyorlar” denildi.

Hukukçuların adalet için ölümü göze aldıkları, isyan ettikleri kaydedilen imza metninde, şu ifadeler yer aldı:

“Adil yargılanma ve savunma hakkı, yasaların ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin dokunulamaz saydığı, toplumun tüm bireylerini yakından ilgilendiren evrensel haklardır. Bizler Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın temyiz aşamasındaki dosyalarının öncelikli olarak ele alınıp adil bir şekilde incelenmesi ve müvekkilleri Helin, İbrahim ve Mustafa’nın dava dosyalarının kamuoyunun tanıdığı bağımsız hukukçular tarafından incelenerek sonucun kamuoyu ile paylaşılması için çalışacağımızı beyan ediyor ve kendilerinden ölüm orucunu sonlandırmalarını, hepimizin ihtiyacı olan hukuk mücadelesine sağlıklı bir şekilde tekrar geri dönmelerini istiyoruz.”

Halagazeteciyiz.net – 03.06.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here