“Adil yargılanma” talebiyle ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan meslektaşları, sağlıkları giderek bozulan her iki ismi yaşatmak için adım atılmasını istedi

Halkın Hukuk Bürosu avukatları ve farklı barolara kayıtlı avukatlar, tutuklu bulundukları cezaevlerinde “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde bir araya gelip seslendi. Ellerinde eylemdeki avukatları fotoğrafları ile “Avukat Ebru Timtik ve avukat Aytaç Ünsal adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda, talepleri kabul edilsin”,  “Halkın avukatlarına özgürlük” yazılı dövizler taşıyan avukatlar adına Halkın Hukuk Bürosu’ndan Ayşegül Çağatay açıklama yaptı.

Çagatay, Timtik ve Ünsal’ın cezaevinde, kendilerinin ise dışarıda adaletsizliklerin son bulması için mücadele ettiklerini söyledi.

“Meslektaşlarımız direniyor”

Taleplerinin bugün Anadolu topraklarında yaşayan halkların en temel ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çağatay, “Burası, katillerin, suçluların korunduğu; bu suçları açığa çıkaranların hapse atıldığı bir ülke. İnsanların köyünü, toprağını, doğasını savunduğu için Bursa, Kirazlıyayla köyünde iki gün önce sabaha karşı evi basılıyor. Soma’da tekme atana değil, tekmeyi yiyen madenciye ceza veriliyor bu ülkede. Halk direnmesin, sokağa çıkarsa korksun diye, bekçi kanunu çıkarılıyor ve bekçilere her türlü yetki veriliyor bu ülkede. İşte ölüm orucundaki meslektaşlarımız tüm bu adaletsizlikler sona ersin diye direniyor” dedi.

Beklemek avukatlık mesleği için ölüm

Barolarla ilgili yapılmak istenen değişikliğe de değinen Çağatay, şunları söyledi:

„İktidar istiyor ki barolar işkence olduğunda, avukatlar hapse atıldığında, avukatların haklan gasp edildiğinde sussun. AKP iktidarı, her baro başkanı Metin Fevzioğlu gibi olsun istiyor. Ancak buna izin vermeyeceğiz. Bunun için direniyoruz. Bu ülkede 2 avukat aynı zamanda meslek örgütleri olan barolar için de direniyor. Ölüm orucu yapıyor. Barolara karşı yapılan bu saldırı, avukatlık mesleğine yapılmaktadır. 130 bin avukatın susturmak içindir. Ancak bir olursak bu saldırı durdurulabilir. Direnirsek bu saldırıları durdurabiliriz. Bugün beklemek, avukatlık mesleği için ölüm demektir.“

Bakanlık dosyaya müdahale etme çabasında

Avukatlar hakkındaki dava dosyasının halen Yargıtay’da incelendiğini belirten Çağatay, bu dosyanın bozulması ve adil yargılanma hakkı için dünyanın dört bir yanından avukatların e-imzalı dilekçeler gönderdiğini dile getirdi. 801 farklı meslekten insanın Ünsal ve Timtik’in taleplerinin kabul edilmesi için imza verdiğini ifade eden Çağatay, “57 farklı barodan meslektaşlarımız taleplerimiz için imza verdi. 47 farklı ülkeden insan ‘onların talepleri bizim taleplerimizdir’ dedi. Her türlü hukuksuzluğun işlendiği bir dosyada yargılandık ve 159 yıl ceza verildi. Peki tüm hukuksuzluklar neden yapıldı ve ceza verildi 17 avukata? Sebebi yukarıda belirttiğimiz adalet mücadelesiydi. İşçinin, köylünün, emekçinin yanında olmamızdı. İşte bu nedenle tutsak edildik ve idari bir işlemle cezalara çarptırıldık. Akın Gürlek gibi memurlarla görüldü davamız. Hakkımızda verilen cezalar mahkeme müzakere odasında değil bakanlık koridorlarında belirlendi. Şimdi de aynı bakanlık dosyaya müdahale etmek istiyor” diye belirtti.

“Adil yargılama hakkımızı kazanabiliriz”

15 Haziran tarihinde memleketin pek çok yerinde, adliye önlerinde Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu tarafından Timtik ve Ünsal için basın açıklaması düzenleneceği bilgisini paylaşan Çağatay, herkesi bu açıklamalara destek vermeye çağırdı.

Çağatay, “Taleplerimizin kabul edilmediği her saniye Aytaç ve Ebru’nun kilo kaybı artıyor, sağlıkları bozuluyor. Onları yaşatabiliriz. Adil yargılanma hakkımızı kazanabiliriz. Yeter ki herkes bir adım atsın onlar adına, onların talepleri için” dedi.

Sendika.org – 11.06.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here