Ölüm orucunun 232’nci günündeki avukat Ebru Timtik ve 201’inci günündeki Aytaç Ünsal ile ölüm orucunun 185’inci günündeki Özgür Karakaya ve Didem Akman için Kadıköy İskele Meydanı’nda Adalet için Dayanışma Platformu tarafından bir basın açıklaması yapıldı.

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal ile hapishane koşullarının iyileştirilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin ortadan kaldırılması için ölüm orucunda olan Özgür Karakaya ve Didem Akman için destek eylemleri yapılmaya devam ediyor. Adalet için Dayanışma Platformu; Timtik, Ünsal, Karakaya ve Akman’ın taleplerini ve eylemlerini kamuoyuna duyurabilmek için Kadıköy İskele Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Platform adına Çağdaş Hukukçular Derneği’nden Seda Şaraldı’nın okuduğu basın metninde ölüm orucundaki dört ismin yaşadıkları sıralandı ve taleplerin derhal karşılanması gerektiği vurgulandı.

“Ebru ve Aytaç’ı çekip alabiliriz”

“Avukatların bile adil yargılanma hakkının bu kadar açıkça ihlal edildiği bir ülkede kimse halkın adil yargılandığını düşünemez. Memleketin dört bir yanından “adalet istiyoruz” sesleri yükselirken, dünyanın pek çok yerinde halklar adalet için ayaktayken, onlar adaletsizlikleri seyretmediler. Biz de onlara yapılan adaletsizliklerin seyircisi değiliz. Ebru ve Aytaç’ın Adli Tıp Kurumu tarafından verilen “hapishanede kalamazlar” raporuna rağmen tahliye edilmeyip hastanelere kaçırılmasına seyirci kalmadık. Gece gündüz hastane önlerindeyiz. Zorla müdahale işkencesi tehdidi altında tutuldukları hastanelerden çıkarılmalarını ve tahliye edilmelerini istiyoruz” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada; zorla hastanede tutulan iki avukatın koşulları hakkında şu bilgiler verildi:

“21 gündür hastanelerin mahkum koğuşlarında tutuluyorlar. Havasız, ışıksız, gürültülü bu odalar Ebru’ya hapishanede ne kadar rahatmışım dedirtti. Karşılarında yemek yiyen jandarmaların sürekli gözetimi altında tutuluyorlar. Sıcak sıvı alabilmesi için bir cam bardağı Ebru’ya 10 gün sonra verebildik. Ebru ve Aytaç’ı tahliye etmeleri gerekirken zulümlerini katmerlendirler. Biz biliyoruz ki; inanırsak, bir arada olursak zulmün kalelerini yıkabiliriz. Ebru ve Aytaç’ı çekip alabiliriz.”

Ölüm orucundaki tutsaklar Özgür Karakaya ve Didem Akman’ın eylemleri ve hapishanedeki koşulları ise şöyle anlatıldı:

“Didem Akman, bir ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü. 4 yıl önce Sincan Hapishanesi’nden Aliağa Şakran Hapishanesi’ne sürgün edildi. Şakran’da ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin infazı için uygun hücre olmadığı için disiplin cezalarının çektirildiği bir hücreye konuldu. Yasalara göre burada en fazla 20 gün kalınabilir oysa Didem 4 yıldır iki adımda biten bu hücrede yaşıyor.  Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı ağır tecrit içeren, insan onuruna aykırı olan bir infaz rejimiyken Didem Akman bu rejimin fiilen daha da ağırlaştırılmış halini yaşıyor.

Didem Akman’ın havalandırma hakkı yalnızca 1 saat!

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kişilerin aileleriyle aynı anda görüşebileceğine dair Yargıtay kararı bulunmasına rağmen Şakran Hapishane idaresi tarafından bu karar uygulanmıyor. Kanunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kişilerin günlük en az 1 saat havalandırma hakkı olduğu belirtilirken ve pek çok hapishanede kademeli olarak 4 saate kadar arttırılırken Didem Akman 4 yıldır günde 1 saat havalandırma hakkını kullanabiliyor. Günün 23 saatini hücresinde geçirmeye mecbur ediliyor. Didem hücre temizliğini, havalandırma temizliğini tek başına yapıyor. Defalarca talep etmesine rağmen yanına refakatçi verilmedi.

Didem ağır tecridin de etkisiyle çok erken ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaştı. Didem Akman ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz rejiminin iptalini istiyor. Avukatları tarafından hiç değilse şu anki infaz rejiminin koşullarına uygun olan Sincan Hapishanesi’ne sevk edilmesi için başvurular yapılsa da bu başvurular cevapsız bırakıldı.

Didem Akman’ın hapishane idaresine verdiği sevk talepli dilekçelerinse “zaten disiplin cezası olduğu için sevk talebinin kabul edilmeyeceği” ileri sürülerek bakanlığa bile gönderilmemiş olduğunu öğrendik. Didem’in dilekçe hakkı bile gasp ediliyor.”

Aytaç Ünsal: Bu direniş hepimizin direnişi

Basın açıklamasının ardından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde zorla tutulan ve ölüm orucunun 201’inci gününde olan avukat Aytaç Ünsal’ın gönderdiği mektup okundu. Ünsal, mektubunda, “Siz orada, biz burada adalet için savaşıyoruz” dediği mektubunda şu ifadeleri kullandı:

“Bizi sizden tecrit edebilmek için hastane hücrelerinde tutsak ettiler. Acuzeler, küçük insanlar buralarda yalnız olacağımızı sandılar. Yanılıyorlar. Ben şimdi oradayım. Dost omuz başlarınızın yanında zulme karşı dimdik ayaktayım. Sizinle birlikte adalet için mücadele ediyorum. Hastane koridorları, duvarlar, fiziki ayrılıklar ise sadece teferruat. Siz orada biz burada adalet için savaşıyoruz. “Yeter artık, yeter be! Köleniz olmayacağız! Hakkımızı alacağız! Bundan sonra susmayacağız!” diye haykırıyoruz. Ve sadece Adalet için de savaşmıyoruz. Mücadelemiz aynı zamanda korku ve yılgınlıkla. Yıllardır bu topraklara şırınga edilen umutsuzluk ve inançsızlıkla savaşıyoruz. Dağıttığınız her bildiri, astığınız her afiş, konuştuğunuz her insan, attığınız her tweet, yaptığınız her eylem umudu ayağa kaldırıyor. İnancı güçlendiriyor. Emeklerinize sağlık, direncinize sağlık.  Bu direniş hepimizin direnişi. Emeğimizi ve mücadelemizi bu direnişe kattıkça adalet mücadelesi örgütleyecek, devletin terörünü etkisizleştirecek, umudu yayacak ve yıllardır susturulanları harekete geçirecek. Emin olun o zaman en büyük zaferi kazanacağız. Direndikçe kazanıyoruz da. Özellikle bu hafta dönüm noktasındayız. Avukat Ebru Timtik Dersim’in Karacalar’ı kadar kaldı. O şimdi 30 kilo. Vücudunun 1/3 ünü çaldılar resmen. Şimdi bunu yapanlara öfkemizle, direnişimizin gücüyle, umudumuzla, haykırışımızı iki kat arttıralım. Duymak istemeyenler sağır kalmayı göze alsınlar! Haklarımızı gasp edenlerin yakasına yapışalım. Hakkımız olanı alalım. İnanıyorum emekleriniz ve mücadelenizle bizi yaşatacaksınız. yürekten inanıyorum ki adil yargılanma hakkımızı alacağız. Selam olsun zulme karşı kenetlenip bir araya gelenlere. Selam olsun onuru ve namusu için direnenlere. Sahiplenmeniz için teşekkür ederim. Hepinizi çok seviyorum.”

Yolculuk Gazetesi – 21.08.2020

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here